Kültürlü İnsanların Özellikleri Nelerdir? Bir Defter Sayfasından Hayata Bakış
Kayseri’de yaşadığım küçük evin pencere kenarında oturup günlük yazdığım gecelerden biriydi. Dışarıda kışın sert soğuğu vardı. Sokak lambalarının altında yavaşça yürüyen insanları izlerken elimde tuttuğum kalemin ağırlığını hissediyordum. O gün, hayatımda unutamayacağım bir karşılaşmanın etkisindeydim.
25 yaşındaydım ve uzun zamandır kendimi tanımaya çalışan biriydim. Günlüklerim benim için sadece yaşadıklarımı yazdığım defterler değildi. Onlar, korkularımı, sevinçlerimi, hayal kırıklıklarımı ve umutlarımı sakladığım sessiz dostlarımdı. Her gece birkaç satır yazmadan uyuyamazdım. Çünkü bazen insanın içinde biriken duygular, kelimelere dökülmediğinde ağırlaşıyordu.
O akşam günlüğüme şu cümleyi yazmıştım:
“Bugün kültürlü bir insan olmanın sadece çok şey bilmek olmadığını anladım.”
Bu düşünceyi anlamamı sağlayan şey ise yaşadığım küçük ama benim için büyük anlam taşıyan bir olaydı.
Eski Bir Kitapçıda Başlayan Karşılaşma
Kayseri’de ara sıra uğradığım eski bir kitapçı vardı. Rafları biraz eskimiş, ahşap kokusu her köşeye sinmişti. Oraya girdiğimde kendimi başka bir dünyaya geçmiş gibi hissederdim. Kitapların arasında dolaşmak bana huzur verirdi.
Bir gün kitapçıda yaşlı bir adamla karşılaştım. Üzerinde sade bir mont vardı, elinde ise eski bir kitap taşıyordu. İlk bakışta sıradan biri gibi görünüyordu. Fakat birkaç dakika sonra onunla yaptığım sohbet, insanların dış görünüşleriyle değerlendirilemeyeceğini bana tekrar hatırlattı.
Kitap hakkında konuşmaya başladık. Bana okuduğu romanın sadece bir hikâye olmadığını, insanı anlamanın bir yolu olduğunu söyledi. Bu söz beni çok etkiledi. Çünkü o zamana kadar kitap okumayı daha çok bilgi edinmek olarak görüyordum. Oysa o adam, kitapların insanın kalbine dokunduğunu anlatıyordu.
O an büyük bir heyecan hissettim. Çünkü karşımdaki insanın kültürünü gösteren şeyin ezberlediği bilgiler değil, dünyaya nasıl baktığı olduğunu fark ettim.
Kültürlü İnsanların En Önemli Özelliği: Öğrenmeye Açık Olmaları
O gün eve döndüğümde uzun uzun düşündüm. Kendime şu soruyu sordum:
“Kültürlü bir insanı gerçekten kültürlü yapan şey nedir?”
Cevabım zamanla değişti. Eskiden kültürlü insan deyince çok kitap okuyan, birçok konuda konuşabilen, farklı yerler gören kişiler aklıma gelirdi. Bunlar elbette önemliydi. Ancak zaman içinde şunu anladım: Kültürlü olmak, sadece bilgi biriktirmek değil; öğrendiklerini insanlığını geliştirmek için kullanabilmektir.
Kültürlü insanlar merak eder. Yeni şeyler öğrenmekten utanmazlar. Bilmedikleri bir konu olduğunda “Bilmiyorum” demekten korkmazlar. Çünkü gerçek bilginin kibir değil, tevazu getirdiğini bilirler.
O yaşlı adamın bana söylediği bir cümle hâlâ aklımdadır:
“İnsan öğrendikçe büyür ama öğrendiklerini başkalarını küçümsemek için kullanırsa aslında küçülür.”
Bu söz beni derinden etkilemişti.
Dinlemeyi Bilen İnsanların Sessiz Gücü
Hayatımda fark ettiğim en önemli özelliklerden biri de kültürlü insanların iyi dinleyici olmasıydı.
Bir dönem çevremdeki insanlarla iletişim kurarken sürekli kendimi anlatmaya çalışıyordum. Başkalarının söylediklerini dinlesem bile bazen gerçekten anlamaya çalışmıyordum. İçimde hep kendi düşüncelerimi ifade etme isteği vardı.
Bunu fark ettiğimde kendimde küçük bir hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü insan bazen kendisini iyi biri olarak görürken bazı eksiklerini göremiyor.
O günden sonra insanları daha dikkatli dinlemeye başladım. Bir arkadaşımın yaşadığı sıkıntıyı anlatırken hemen çözüm önerisi vermek yerine önce onu anlamaya çalıştım. Bir büyüğüm konuşurken telefonuma bakmak yerine gözlerinin içine baktım.
Ve gördüm ki dinlemek de bir kültür göstergesiydi.
Kültürlü insanlar sadece konuşarak değil, karşısındaki insana değer vererek de kendilerini gösterirler. Çünkü herkesin anlatacak bir hikâyesi olduğunu bilirler.
Farklılıklara Saygı Duymak ve Önyargıları Bırakmak
Bir başka gün, arkadaşlarımla oturduğumuz bir kafede farklı düşüncelere sahip insanların nasıl kolayca yargılandığına şahit oldum. O an içimde bir huzursuzluk oluştu.
İnsanların birbirini anlamadan eleştirmesi beni her zaman üzer. Çünkü herkesin yetiştiği ortam, yaşadığı deneyimler ve hayata bakışı farklıdır.
Kültürlü insanlar bu farklılıkları tehdit olarak görmezler. Tam tersine farklı düşüncelerin insanı geliştirdiğine inanırlar.
Bu düşünceyi hayatıma yerleştirmeye çalıştığımda kendimde büyük bir değişim hissettim. Eskiden bana uzak gelen bazı fikirleri anlamaya başladım. Katılmasam bile dinlemeyi öğrendim.
Bence kültürün en güzel taraflarından biri de budur. İnsan kendi dünyasının dışına çıkmayı öğrenir.
Kültürlü İnsanların Duygusal Olgunluğu
Bir gece günlüğüme yazdığım bir cümle vardı:
“Olgunluk, hiç üzülmemek değil; yaşadığın duyguları anlayabilmektir.”
Bu cümle benim için çok şey ifade ediyor. Çünkü kültürlü insanlar sadece bilgi açısından değil, duygusal açıdan da gelişmiş insanlardır.
Onlar kendi duygularını tanırlar. Kırıldıklarında bunu kabul ederler. Hata yaptıklarında özür dilemekten çekinmezler. Başkalarının acılarına karşı duyarsız kalmazlar.
Geçmişte yaşadığım bazı olaylarda gururum yüzünden adım atmadığım zamanlar oldu. Bir arkadaşımı kırdığım halde haklı olduğumu düşündüğüm için özür dilemedim. Sonra zaman geçti ve içimde büyük bir pişmanlık oluştu.
Kültürlü olmanın sadece kitaplardan veya eğitimden gelmediğini işte o zaman daha iyi anladım. İnsan önce kendi kalbini eğitmeliydi.
Merak Eden, Araştıran ve Kendini Geliştiren İnsanlar
Kayseri’deki günlük hayatımda küçük alışkanlıklar edinmeye başladım. Her gün yeni bir şey öğrenmeye çalıştım. Bazen bir kitap okudum, bazen farklı bir konuda araştırma yaptım, bazen de hiç tanımadığım insanların hikâyelerini dinledim.
Çünkü hayatın kendisi büyük bir öğretmendi.
Kültürlü insanlar kendilerini tamamlanmış görmezler. Sürekli gelişmeleri gerektiğini bilirler. Yeni bir bilgi öğrendiklerinde mutlu olurlar. Bir konuda yanıldıklarında bunu kabul edebilirler.
Bence gerçek özgüven de burada başlar. Her şeyi bildiğini düşünmekte değil, her zaman öğrenmeye devam edebileceğini bilmektir.
Bir Günlüğün Sayfalarında Değişen Ben
Aradan zaman geçti. O eski kitapçıya tekrar gittim. Aynı rafların arasında dolaştım. Fakat ben artık aynı insan değildim.
Eskiden kültürlü insanları uzakta, ulaşılması zor kişiler olarak görürdüm. Şimdi ise kültürün günlük davranışlarda saklı olduğunu biliyorum.
Bir insanın yaşlı birine nasıl davrandığında, bir çocuğu dinlediğinde, farklı düşüncelere nasıl yaklaştığında kültürü ortaya çıkıyordu.
Kültürlü olmak; güzel konuşmak kadar güzel davranabilmekti.
Kültürlü olmak; sadece kendi hayatını değil, başkalarının hayatını da önemsemekti.
Kültürlü olmak; bilginin yanında merhameti, anlayışı ve sevgiyi büyütebilmekti.
O gece eve geldiğimde yine günlüğümü açtım. Sayfanın başına şu cümleyi yazdım:
“İnsan kendini geliştirdikçe dünyayı daha güzel görmeye başlıyor.”
Kültürlü Bir İnsan Olma Yolculuğu Hiç Bitmez
Bugün hâlâ öğrenmeye devam ediyorum. Hâlâ bazen hata yapıyorum, bazen yanlış düşünüyorum, bazen duygularımı kontrol etmekte zorlanıyorum.
Ama artık biliyorum ki kültürlü olmak kusursuz olmak değildir.
Kültürlü insan; merak eden, anlayan, dinleyen, saygı gösteren ve kendini geliştirmeye çalışan insandır.
Bazen bir kitabın sayfasında, bazen bir yabancının cümlesinde, bazen de kendi iç sesimizde yeni şeyler öğreniriz.
Benim için kültür, insanın içinde taşıdığı bir ışık gibidir. Bu ışık ne kadar paylaşılırsa o kadar büyür.
Kayseri’de küçük bir odada başlayan o günlük sayfası bana şunu öğretti:
Gerçek kültür, insanın ne kadar bildiğiyle değil; bildiklerini ve hissettiklerini dünyaya nasıl yansıttığıyla ölçülür.
Askbilisim olarak “Kültürlü insanların özellikleri nelerdir” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!