İstanbul’da Bir Akşam: Trafikte Başlayan Düşünceler İstanbul’da günün en zor kısmı sabah değil, akşam dönüş yolu. Ofisten çıktığımda saat çoğu zaman 18.30’u geçiyor. Masadan kalkarken ekranı kilitliyorum, çantamı alıyorum ve o klasik soru zihnime düşüyor: “Bugün de her şey yolunda mı gidecek?” Geçen hafta Levent’ten Kadıköy’e dönerken trafikte sıkışıp kaldığımda, önümdeki aracın ani fren yapmasıyla yine aynı konu aklıma geldi. Arabam yok ama arkadaşımın aracındaydım. O an, sadece trafik değil, hayatın da ne kadar öngörülemez olduğunu düşündüm. Ve garip bir şekilde aklıma tek bir soru takıldı: Kasko teminat limiti nedir? Bu soru aslında o anın değil, son yıllarda biriken küçük…
Yorum BırakEtiket: bir
180 Derece Açı (Opposition) Astrolojide Ne Anlama Gelir? Astrolojide 180 derece açı, yani “opposition”, en çok yanlış anlaşılan ama bir o kadar da abartılı şekilde kutsanan açılardan biri. Açık konuşalım: Bu açıya romantik bir “kadersel çatışma” etiketi yapıştırmak kolay, ama işin aslı çok daha sert ve daha gündelik. Ben İzmir’de yaşayan, astroloji sohbetlerini seven ama her duyduğuna da inanmayan biri olarak söyleyeyim: 180 derece açı çoğu zaman “drama” değil, direkt hayatın kendisi. Çünkü bu açı, iki gezegenin birbirine tam karşıdan bakmasıdır. Ne kaçış var ne de tamamen birleşme. Bir taraf “ben böyleyim” derken diğer taraf “hayır, sen aslında böyle değilsin”…
Yorum BırakUmarız “TYT matematik için en iyi kaynaklar nelerdir” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Askbilisim ekibinden sevgilerle! TYT matematik için en iyi kaynaklar nelerdir? Ankara’nın sabahları biraz sert olur. Özellikle kışın, otobüs durağında beklerken ellerini cebine gömüp “bugün de denemede kaç net gelecek acaba” diye düşünen öğrencileri çok net hatırlıyorum. O dönem ben öğrenci değildim ama üniversiteyi bitirip veri analizi işine girmiş biri olarak çevremde TYT’ye hazırlanan çok kişi vardı. Bir kısmı kardeşimdi, bir kısmı iş yerindeki stajyerler, bir kısmı da eski lise arkadaşları. İlginç olan şu: herkes matematik çalışıyordu ama neredeyse herkes farklı bir “kaynak karmaşasında” kayboluyordu. Raflar dolusu…
Yorum Bırak“Acikligin günahı nedir” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz. Çıplaklığın Günahı Nedir? Görünürlük, Beden ve Toplum Üzerine Bir İstanbul Günlüğü Görünür Olan Beden ve Görünmeyen Yük “Çıplaklığın günahı nedir?” sorusu kulağa ilk bakışta sadece dini ya da ahlaki bir tartışma gibi geliyor. Ama İstanbul gibi bir şehirde yaşarken bu soru çok daha katmanlı bir hâle geliyor. Sabah işe giderken metrobüste yan yana oturan insanların kıyafetleri, reklam panolarındaki bedenler, sosyal medyada sürekli karşıma çıkan filtrelenmiş yüzler… Hepsi aynı sorunun etrafında dönüyor gibi: Ne kadar görünür olmak “fazla” sayılır? Ofiste gün içinde bilgisayar ekranına bakarken bile bu düşünce…
Yorum BırakAskbilisim olarak “220 nabız ne anlama gelir” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın! 220 nabız ne anlama gelir? Kalbin sınırında gezen bir sayı mı, yoksa abartılan bir korku mu? Askbilisim olarak her zaman olduğu gibi, bu kez “220 nabız ne anlama gelir” konusunda sizin yanınızdayız. 220 nabız… Kağıt üzerinde sadece bir sayı gibi duruyor ama gerçekte bedenin “bir şeyler ters gidiyor” diye bağırma şekli olabilir. Açık konuşalım: Bu seviyeleri romantize eden, “ben antrenmanda 200’leri görüyorum, güçleniyorum” diye dolaşan bir kitle var ve bu bana biraz fazla rahat geliyor. İzmir’de sahilde koşuya çıkan, spor salonunda aynanın karşısında…
Yorum Bırak2 Çeşit Kader Nedir? Hayatımızı Şekillendiren Güçler Merhaba Askbilisim ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “2 çeşit kader nedir”. Hazırsanız başlayalım! Hayat bazen öyle garip bir şekilde ilerliyor ki, insan “Acaba her şey önceden mi yazılmış?” diye düşünüyor. Ben de Bursa’da yaşamaya çalışırken sık sık bunu sorguluyorum; hem Türkiye’deki gündemi hem de dünyanın farklı yerlerindeki olayları takip edince, kader kavramı çok daha ilginç bir hale geliyor. Peki, 2 çeşit kader nedir ve bu kavramı nasıl anlamalıyız? İşte biraz sohbet havasında bunu anlatmaya çalışayım. 1. Kişisel Kader: Bireyin Yol Haritası Kişisel kader, en basit anlatımıyla bir insanın kendi hayatındaki gelişmeler, seçimler ve karşılaştığı fırsatlar…
Yorum BırakGürleyik Şelalesine Hangi Otobüs Gider? — Yolculuğun Felsefesi Üzerine Bir Deneme Bir filozof, yolculuğa çıkmadan önce haritaya değil, kalbine bakar. Çünkü her yol, varıştan çok bir anlam arayışıdır. Gürleyik Şelalesi’ne giden otobüsü sorduğumuzda aslında sadece bir güzergâhı değil, doğaya, varoluşa ve kendimize giden yolu da sorarız. Bu yazı, bir otobüsün rotasını değil, bu sorunun ardındaki etik, epistemolojik ve ontolojik katmanları aralayacak. 1. Bilginin Kaynağı: “Gürleyik’e Hangi Otobüs Gider?” Sorusunun Epistemolojisi Bilgiye ulaşmak için ilk adım, neyi bilmek istediğimizi fark etmektir. “Gürleyik Şelalesi’ne hangi otobüs gider?” sorusu, görünüşte pratik bir meraktır; ancak derininde insanın bilgiyle kurduğu ilişki yatar. Bu soruyu sorarken,…
6 YorumKaşıkçı Elması Kaç Karat? Efsaneyi Sarsan Sorular ve Rahatsız Edici Gerçekler Bu yazının başında pozisyonumu açık edeyim: “Kaşıkçı Elması kaç karat?” sorusunun tek cümlelik yanıtı, bu taşın etrafında örülen mitlerin üstünü örtmeye yetmiyor. Evet, sayıya saplanıp kalmak kolay; ama asıl mesele, sayının arkasındaki karanlık boşluğu görmek. Topkapı Sarayı vitrininde göz alan o taş, sadece bir mücevher değil; aynı zamanda belirsizliklerin, efsanelerin ve resmî anlatıların tartışmalı bir birleşimi. Rakamın Kendisi: 86 Karat — Peki Sonrası? Resmî ve yarı resmî kaynaklarda Kaşıkçı Elması’nın 86 karat olduğu belirtilir. Taş, Topkapı Sarayı Hazine Dairesi’nde sergilenir ve çevresi çift sıra halinde 49 “old-mine” kesim pırlantayla…
8 YorumÇok Gezen İnsana Ne Denir? Toplumsal Yapılar ve Bireysel Deneyimler Üzerine Bir İnceleme Bir Sosyolog Olarak: Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Sosyolojinin temel amacı, toplumsal yapıların ve bireylerin birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini anlamaktır. Bireyler, toplumsal normların ve değerlerin şekillendirdiği bir dünyada yaşamlarını sürdürürken, aynı zamanda bu yapıları da değiştirip dönüştürme gücüne sahiptirler. Bugün, “çok gezen insana ne denir?” sorusuna odaklanarak, insanların seyahat etme biçimlerinin toplumsal anlamlarını ve bu davranışların toplumsal yapılarla nasıl ilişkilendiğini keşfetmek istiyorum. Geçmişten günümüze, gezmek, yalnızca bir yerden bir yere gitmekten çok daha fazlasını ifade etmiştir. Gezi, toplumsal bir normdan öteye geçerek, bireylerin kendilerini ve dünyayı nasıl…
8 YorumYüz Göz Olmak Nasıl Yazılır TDK? Bir Filozofun Gözünden “Aşinalığın Ağırlığı” Felsefede bazen tek bir deyim, bir varlık anlayışını baştan kurabilir. “Yüz göz olmak” ifadesi de bunlardan biridir. Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre doğru yazımı “yüz göz olmak” biçimindedir — ayrı yazılır. Ancak bu deyim, yalnızca bir dilbilgisi meselesi değil; aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik katmanları olan bir düşünce alanıdır. Çünkü “yüz” bir görünürlük alanını, “göz” ise bilginin kapısını temsil eder. Peki, bir insanla “yüz göz olmak” ne anlama gelir? Nerede aşinalık, nerede saygı başlar ya da biter? Etik Perspektif: Aşinalığın Ahlakı Etik açıdan “yüz göz olmak”, bir sınır…
8 Yorum